Ana içeriğe geç

Çocuğunuzun Duygusal Zekasını Güçlendirecek Küçük Dokunuşlar

B
Betül Arkun

Öğrenci

26 Ağustos 2025

Doğduğu günden itibaren sosyal varlıklar olan biz insanlar, duygularımızı kontrol altına alırken, ifade ederken, karşımızdaki kişilerin duygularını anlamaya çalışırken ve hatta kendi duygularımızı anlamlandırmaya çalışırken temelini çocukluğumuzda attığımız duygusal zekamızdaki birikimlerimizi kullanırız. Çocukluk dönemi dediğimiz 0-18 yaş aralığında duygusal zekanın güçlenmesi, yaşamın devamında bireyin çevresi ile ilişkisinde ve kendi ruhsal durumlarını anlamlandırmasında oldukça önemlidir. Duygusal zekanın gelişebilmesi için belirli birkaç adım ve hem çocuğunuzla verimli vakit geçirmek hem de duygusal zekasının gelişiminde ona fayda sağlamak için küçük dokunuşların bol bol tekrar edilmesi önemlidir. Peki bu noktada ebeveynler hangi adımları ve uygulamaları takip edebilir?

İlk Adım: Duyguları Tanımak ve Tanımlayabilmek

Duygusal zekayı geliştirebilmek için ilk adım duyguyu tanımak ve tanımlayabilmektir. Çocuğunuzun duygularını tanıması ve tanımlayabilmesi bütün çocukluk dönemi boyunca devam eder ve çocukluğun her döneminde farklı aşamalar kaydederek tamamlanır. Çocukluk dönemi kendi içerisinde 4 farklı evreye ayrılır. Bu evrelerden ilki “Bebeklik(0-2 yaş)” ; bebeklerde duyguları tanıma ve tanımlayabilme ancak beden dili sayesinde mümkündür bu dönemde çocuğunuz duygular ve duyguların dışavurumları ile tanışır. İkinci evre “İlk Çocukluk (2-6 yaş)” ; çocuğunuzun kendini hem sözel hem de fiziksel olarak ifade etmeye başladığı bu dönemde çocuğunuz sizin beden dilinizi, jest ve mimiklerinizi gözlemleyerek mutluluk, üzüntü, korku, heyecan, şaşırma gibi duyguları gözlemleri doğrultusunda yavaş yavaş tanımaya ve onları tanımlamaya başlar. Üçüncü evre “ikinci çocukluk (6 11 yaş)” ; duygularını tanımaya ve tanımlamaya başlamış olan çocuğunuz bu dönemde yaşadığı olaylar karşısında ortaya çıkan duygularını sözel bir şekilde ifade etmeye başlar buna ek olarak çocuğunuz bu dönemde suçluluk, gurur, utanç duyma gibi duygular ile de tanışır. Son evre “ergenlik (11-18 yaş)” ; duyguları tanımış olan çocuğunuz yaşadıkları karşısında sizinle iletişim kurar, sizin yaşadığınız duyguları anlar ve bu sayede çocuğunuz duyguları tanıma ve tanımlama sürecini tamamlamış olur.

İkinci Adım: Duyguları Anlama ve Yönetme

Bulunduğu durum içerisindeki duyguyu anlamak, bireyin vereceği tepkiyi ve tepkinin düzeyini belirlemesinde oldukça önemlidir. Yaşadığı duyguyu anlayabilmesi için çocuğun daha önceden bu duyguyu yaşayıp yaşamamış olması da büyük bir rol oynar. Yaşadığı bir durum karşısında hissettiklerine yönelik vereceği tepkiyi belirlerken önceki deneyimlerinde nasıl hissettirdiğini hatırlaması çocuğa yardımcı olur. Bu adımda çocuk ile yaşadığı duyguların onun üzerindeki etkilerini konuşmak duygularını anlaması ve yönetmesi için etkili bir yöntem olacaktır.

Son Adım: Empati

Çocuğun yalnızca kendi duygularını değil empati yaparak çevresindeki bireylerin de duygularını anlamaya çalışması sosyal hayatı için büyük önem taşır. Empati becerisi çocuğun çevresine karşı daha merhametli, anlayışlı, yardımsever ve paylaşımcı olmasını sağlar. Çocuklarda empati becerisini geliştirmek için kurduğunuz diyaloglarda onunla empati yaptığınızı belirtmek/göstermek/hissettirmek oldukça önemli rol oynar.

Peki çocuklarda duygusal zekayı geliştirecek küçük dokunuşlar nelerdir?

• Hikâye anlatımı ile duyguları tanıtmak: “Hikâyedeki karakter ne hissediyor olabilir? “ Bu yöntem ile çocuğunuz hem karakterin duygularını tanımlayacak hem de onunla empati yapacaktır.

• Drama ile empati yapmak: En sevdiği oyuncağını kaybetmiş bir çocuğun ev içerisindeki arayışını canlandırırken üzüntü, telaş duygularını sergilemesini sağlamak çocuğunuzun canlandırdığı karakterin duyguları ile empati yapmasını sağlayacaktır.

• Yüz ifadelerini tanıtmak: “ Yüzü ifadesi bu şekilde olan biri ne hissediyor olabilir?” Farklı yüz ifadelerini sergilediğiniz ve taklit etmesini istediğiniz bir oyun ile çocuğunuz duyguların fiziksel dışa vurumunu dikkatli bir şekilde gözlemleme fırsatı bulacaktır.

• Yaşadığı duyguları tanımlamak: “Bu durum/olay sana nasıl hissettirdi?” Çocuğunuzun yaşadığı olaylar karşısında bu olayların nasıl hissettirdiği üzerine konuşmak duygularını tanıması ve tanımlayabilmesi için önemli olduğu kadar hissettikleri sonucunda verdiği tepkileri belirlemesi ve kontrol edebilmesi için de oldukça önemlidir.

• Karşıdaki kişinin duygularını gözlemlemek: “Bu olay karşısında nasıl hissetmiş olabilir?” Bir arkadaşı ile oyuncağını paylaşmak istememesi sonucu arkadaşının ağladığını gören bir çocuğa “Arkadaşın sence şu an nasıl hissediyor?” Şeklinde suçlayıcı olmayan, yargılayıcı ve imalı kelimelerden uzak bir soru yöneltmek onu empati yapmaya yönlendirecektir.

• Açık iletişim kurmak: “Ben böyle hissettim” Duyguları tanıma yolundaki çocuğunuza en güzel örnek/kılavuz elbette sizsiniz. Yaşadığınız durumlar karşısında neler hissettiğinizi anlatmak, verdiğiniz tepkilerden bahsetmek çocuğunuzun duygularını tanımlaması yolunda ona yardım edecektir.

• Birlikte düşünün: “Bu durumda … gibi tepkiler de verebilirsin” Çocuğunuzun yaşadığı bir olay sonrasında olaya verdiği tepkiyi konuşmak, birlikte alternatif tepkiler üretmek çocuğunuz ile aranızdaki bağı güçlendirmekle birlikte duyguları öğrenmesi için de yararlı olacaktır.

• Doğru duyguya yönlendirme: “Bu olayın/durumun seni üzdüğünü/kızdırdığını/… görüyorum” Duyguları tanırken ve tanımlarken çocuğun rol modeli en yakınındakilerdir. Yaşadığı durum karşısında ne hissettiğini anlayabilmesi için "Nasıl hissettirdiğini görüyorum" cümlesi çocuğunuzu doğru tepkiye, hislere yönlendirmek ve onu anladığınızı göstermek için önemlidir.

Son Olarak: Büyük Dokunuş

Teknoloji ile son derece içli dışlı olduğumuz günümüz dünyasında çocukların duygusal gelişimi bütün çağlarda ihtiyaç duyulandan daha fazladır. Bu sebeple çocuklarınızın duygularını ekran başında harcamaları yerine sizlerle kuracakları küçük etkileşimler bağlarınızı güçlendirecektir. Güçlü bağlar, biriken ve birikecek olan anılar çocuğunuzun duygusal farkındalığını arttıracak ve şüphesiz ki çocuğunuzun duygusal zekasını geliştirecek en büyük dokunuş olacaktır.